SPORCU EBEVEYNİ OLMAK İSTER MİYDİNİZ?

Günümüzün yetişkinleri olarak, büyüklerimizden şu cümleyi duymaya çok alışığız: “Aslında çok iyi bir sporcuydum ama ailem devam etmeme izin vermedi.” Değişen ve gelişen pek çok şey gibi, ebeveynlerin de spora bakış açısı farklılaştı. Ne mutlu ki şu anda çoğu ebeveyn, çocuğunun spor yapmasını destekliyor, onu yönlendiriyor ve devamlılığı konusunda ısrarcı oluyor.

Peki sizce de zaman zaman bu ısrar, amacını aşan bir hale geliyor mu?

Uzun yıllardır sporcularla olan çalışmalarımda, özellikle çocuk ve genç sporcularda aile etkisinin tahmin edilenden çok daha önemli olduğunu gözlemleme şansım oldu. Kısaca şunu söyleyebilirim ki kimi zaman olumlu olan bu etki, ne yazık ki çoğunlukla bozucu ve hatta ketleyici olabiliyor.  Sporcuların gerçek performansını engellediği gibi, keyif almalarının da önüne geçiyor. Ve sonuç olarak mutsuz ama devam etmek zorunda hisseden ya da sporu bırakan pek çok çocuk ve genci görüyoruz.

Bu durumun nedenini sorguladığımızda, masum bir istek çıkıyor altından. Sporcu çocuklarımızın başarılı olmasını çok istiyoruz. Hatta bazen onlardan da çok 😊

Sporcu ebeveyni olmak, maddi ve manevi yükleri üstlenmeyi de beraberinde getiriyor. Özellikle seçtiğiniz branşa göre antrenman saatlerine göre zamanınızı planlamanız, belki de malzeme, antrenman ve turnuvalar gibi branşın getirdiği özel durumlar için bütçe ayırmanız gerekiyor. Bu denli yatırım yapıldığında da pek çok ebeveyn bir beklenti içine giriyor, çocuğunun spor yaşantısını fazlasıyla içselleştiriyor, önemsiyor. Haliyle, “kazanma” haline yüklenen anlam artıyor, antrenmanlara ve/veya sporcunun hayatına müdahaleler başlıyor: yediklerine dikkat etmesi, antrenmanlarını eksiksiz yapması, hatta mümkünse ek çalışmalar yapması konusunda “ısrar” gündeme geliyor.

Öte yandan, yapılan çalışmalar bize gösteriyor ki, çocuk ve genç sporcuların spora devam etmesini sağlayan birinci faktör eğlence. Yani çocuk antrenmandan keyif alıyorsa, koşarak gitmek istiyor. Antrenör ve ebeveyninden baskı hissediyorsa, mutsuzlaşıyorsa da bırakmayı tercih ediyor. Kazanmaya yani sonuca yüklenen anlam çocuğu tedirgin ediyor, kendi becerilerine olan güvenini zedeleyebiliyor. Sonuç yerine sürece ve gelişime odaklanan bir yaklaşım ise özgüveni olduğu kadar sportif becerilerin gelişimine de katkı sağlıyor.

Sağlıklı günler dilerim.

  • “Her hafta Düşyeri/Milliyet EVDEOKUL gazetesinde yayınlanmaktadır.”

Yorum bırakın