Sporcuların öfke yönetimi üzerine ufak bir röportaj..
Futbolcunun en önemli rakibi öfke. Birçok futbolcu saha içinde öfkesini kontrol etmekte güçlük çekiyor. Sorunun çözümü eğitimle mümkün. Bazı kulüpler bünyelerinde spor psikolojisi uzmanına da yer veriyor.
Futbol severlerin gözdesi onlar. Topa hükmediyor, takımlarını yönlendiriyorlar, ancak saha içinde çoğu zaman kendilerine söz geçiremiyorlar. Gördükleri kartlarla, takımlarını da kendilerini de zor durumda bırakıyorlar. Sorunun çözümü öfkeyi kontrol etmekte yatıyor.
Burası İzmir’in köklü kulüplerinden Altınordu’nun futbol akademisi bir dönem A Milli Takım içinde çalışan spor psikolojisi alanında Uzman Seren Akıncı Özdurulmuş, Altınordu kulübünde tam zamanlı olarak çalışıyor. O, futbolcu adaylarına öfke kontrolü, ekip ruhu, iletişim ve zorluklarla baş etme gibi konularda destek oluyor.
“Belirli eğitimleri almış olsalardı daha iyi başedebilecekleri ve bu ekstra vasıflarını daha iyi kullanabileceklerini düşünüyorum.”
Özdurulmuş, öfkeli futbolcular için söylenen “saha içinde barut fıçısı olsa da aslında saha dışında bir melek” tanımlamasının da doğru olamayacağını savunuyor.
“İçerde farklı, dışarda farklı iki insan olamaz. Böyle bir kişilik yapısı olamaz. Uygun bulduğu ortamda uygun gördüğü davranışları sergiler, bu da aslında kontrolle ilgili eksikliğin göstergesi.”
Özdurulmuş, futbolcunun profesyonel kariyerini belirleyen birçok eğitimin onbir ve onsekiz yaşlarında verildiğini belirtiyor. Öfke kontrolü, stres yönetimi, kaygıyla baş etme, stresli alanlarla baş etme, hedef belirleme, nefes egzersizleri.. Çünkü her oyuncunun motive olma ve kaygı ile başa çıkma şekli farklı. Bütün bunları silah gibi düşünüp, onların hepsine donanma güçlerini veriyorum. Hangileri kendileri için uygun bulduklarını kullanmak ister, onlara bırakmamız gerekli..